Document Generator Portlet
Kuruluştan Bugüne
Cemiyet-i Ticariye'den İstanbul Ticaret Odası'na...


Amerika'nın keşfi, Afrika'yı dolaşarak Uzakdoğu pazarlarına ulaşacak  yeni ticaret yollarının bulunması, İngiltere'de buharlı makinalarla başlayan sanayi devrimi, Fransız İhtilali'nin getirdiği toplumsal  rüzgarlarla dünyanın çehresi hızla değişmeye başlamıştı.

Yeni bir ekonomik sistemin ilk adımları, dünya üzerindeki güç dengelerindeki değişimler, sanayi ve ticaretin birbirini besleyerek hızla  gelişmesi, taşımacılıkta sağlanan gelişmeler, icat ve keşifler ve o günün  koşullarında da olsa yaşanmaya başlanan küreselleşme; daha önceleri uygarlık ve gelişmenin örnek coğrafyası olan Osmanlı, Rus, Hint, Çin gibi doğu imparatorluklarının önüne yeni bir problemi getirdi: "Modernleşme".   Osmanlı İmparatorluğu ise; Tanzimat ile bu yöndeki ilk büyük hamlesini gerçekleştirmişti. Geleneksel Osmanlı loncaları, Batı'nın endüstriyel retimi ve gelişmiş ticaretinin de etkisiyle, ekonomik işlevlerini yerine getiremeyerek çökmüşlerdi.

Yaşanan tüm gelişmeler, farklı bir anlayış ve yaklaşımla, üretimin ve ticaretin yeniden örgütlenmesini gerektiriyordu. İlk olarak; tarım, sanayi ve ticaretin geliştirilmesi amacıyla bir dizi idari ve hukuksal düzenlemeye gidildi ve 25 Haziran 1876'da Meclis-i Ticaret ve Ziraat kuruldu. Büyük ölçüde "uzman ve entelektüel danışmanlık" olarak değerlendirilebilecek bir  işlev ve konumda bulunan Meclis-i Ticaret ve Ziraat, zaman içinde Meclis-i   Ticaret olarak faaliyetlerini sürdürdü.

Meclis-i Ticaret; 19 Ocak 1880'de kurulan Dersaadet Ticaret Odası'nın çekirdeğini oluşturdu ve ilk toplantısını 14 Ocak 1882 tarihinde yaparak, Osmanlı İmparatorluğu'nun her alanda çöküş yaşadığı bir dönemde ekonominin kurtarıcısı olması umuduyla Oda'mız; "Dersaadet Ticaret Odası" adıyla kuruldu. 1910 yılında İstanbul Ticaret ve Sanayi Odası adını alan Odamızın; 1923'te Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, İzmir İktisat Kongresi'ni izleyen yıllarda çehresi, işlevi, görev ve sorumlulukları hızla değişti.

1925 yılında yayımlanan Ticaret ve Sanayi Odaları Kanunu'nun ardından, Yönetmeliklerin çıkması, Türkiye'deki birçok Oda'ya olduğu gibi İstanbul  Ticaret Odası'na da hukuksal altyapı sağlayarak, tüzel kişilik haline  getirdi. Odalara tüzel kişilik hakkı sağlamasının yanı sıra, 14 Mayıs 1925'te yürürlüğe giren 655 sayılı Kanun ile de ticari faaliyette bulunan  herkesin Odalara üye olması zorunlu hale getirildi.

8 Mart 1950 tarihinde yürürlüğe giren 5590 sayılı Odalar ve Borsalar  Birliği Kanunu ise; üyelerinin birbiriyle ve halk ile ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni temin ederek meslek disiplinini, ahlak ve dayanışmayı  korumak, mesleğin toplumun genel çıkarlarına uygun olarak gelişmesini ve mesleki faaliyetlerin kolaylaştırılması için uygun koşulları sağlamak üzere  kurulan Odalara özerklik kazandırmış, bunun sonucu olarak sanayicilerin başka bir meslek kuruluşunda biraraya gelmelerinin ardından, 30 Mayıs 1952  tarihinde Oda'mız bugünkü adını almıştır.

1925 yılında 4.Vakıf Handaki binada hizmet vermeye başlayan Oda'mız; 1970 yılından itibaren Haliç kıyısında yaptırdığı binada hizmetlerine devam etmiş ve 2000 yılının Eylül ayından itibaren ise; metruk halde iken restore edilerek, faaliyete geçirilen Eminönü'ndeki, 21.yüzyıla yakışır teknoloji ve konforla donatılan yeni binasında; başta üyeleri olmak üzere İstanbul'a  ve ülkemize hizmet vermeye devam etmektedir.

Bugün 98 Meslek Komitesi ve 300 bini aşan üyesiyle dünyanın en büyük Ticaret Odasından biri olan Oda'mız; ülkenin kalkınması ve yeniden bir dünya devleti haline gelmesi hedefine katkıda bulunmak üzere, 1927 yılında  Milletlerarası Ticaret Odası'na üye olmuş, 1963 yılında bugün AB ilişkilerimizde öncü olan İktisadi Kalkınma Vakfı'nı kurmuş ve 1993 yılında ise Akdeniz Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (ASCAME)'ne üye olmuştur. UNIDO ile işbirliği çerçevesinde Yan Sanayi Borsası çalışmaları ise 80'li  yıllarda başlamıştır. Yine aynı yıllarda Oda'nın önderliğinde İstanbul Dünya Ticaret Merkezi kurulmuştur.

Çağdaş iş düzeninin önemli unsurlarından olan Tahkim Müessesesi 1950 yılında ürürlüğe giren İstanbul Ticaret Odası Tahkim Uzlaştırma ve Hakem Bilirkişilik Yönetmeliği uyarınca işlerlik kazanmıştır. Ayrıca 1960'lı yıllarda, tüketicinin korunması ile ilgili yasal düzenlemeler daha yapılmadan önce tüketici haklarının korunması faaliyetleri Odamızca başlatılmış ve özellikle 1981 yılında yürürlüğe giren "İTO Üyeleri Tüketiciyi Koruma Taahhütnamesi Sistemi" ile "tüketici her zaman haklıdır" felsefesi doğrultusunda tüketici şikayetleri hızla çözüme kavuşturulmaya  başlanmıştır.

Odamız; 1996 yılında İstanbul ve Kadıköy Sicil Memurluklarının kendisine devredilmesinin neticesinde, üyelerine karşı önemli bir sorumluluk daha üstlenmiştir. Üyelerimizin hizmete en kolay ve hızlı bir  şekilde ulaşabilmeleri amacıyla faaliyete geçirilen Kadıköy, Perpa, İSTOÇ ve Yeni Bosna hizmet birimlerimiz en etkin şekilde hizmet verme gayreti  içerisindedir.

2000'li yıllara gelindiğinde Oda'mız, yeni bir Türkiye düşüncesinden hareketle hizmetlerini sadece ticari hayat ile sınırlandırmayıp eğitim alanında da faaliyetlerini artırarak sürdürmüştür. Eğitim camiasına bugüne kadar onbir okul kazandırmakla kalınmamış, 1995 yılında Dış Ticaret   Enstitüsünü kurup eğitim konusunda insiyatif alarak iş dünyasının ihtiyacı olan uluslararası pazarlama uzmanları yetiştirilmeye başlanmıştır. Bu ilk adım 2001 yılında büyük bir girişime dönüştürülerek Atatürk Türkiye'sini yeni bin yılda yönetecek genç beyinleri evrensel çapta hayata hazırlamak üzere "Vakıf Üniversitesi" statüsünde İstanbul Ticaret Üniversitesi'ni kurmuştur.

Cumhuriyetimizin çağdaş yapılanmasının bir örneği olarak faaliyetlerine devam eden Odamızın her alanda gerçekleştirdiği öncülük faaliyeti "Kalite" konusunda da gerçekleşmiş ve 12 Nisan 1999 tarihinde çalışmalarını tamamlayarak, dünyada ve ülkemizde ISO 9001 Kalite Belgeli  ilk meslek kuruluşu olma ünvanını elde etmiştir.

Odamızın kalite konusundaki serüveni bununla da kalmamış, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nce, Türk Oda Geliştirme Programı çerçevesinde, Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurochambres) ve İngiltere Odalar Birliği ile "Türk Odaları İçin Kalite Stratejisi" isimli bir çalışma  başlatılmış, sözkonusu proje çalışmaları sonucunda, Oda'mız Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği Akreditasyon Kurulu tarafından yapılan denetim  sonucunda aldığı yüksek puanla, "Avrupa'nın En İyi Odası" seçilmiştir.

1997 yılında hizmete giren Odamız Internet sayfası, üyelerimize daha hızlı hizmet verebilmek ve bilgiye kolay ulaşmalarını sağlamak amacıyla 2003 yılında Portal’a dönüştürülmüştür.

2002 yılında Formula 1 İstanbul projesi başlatılmış ve 2004 yılında İstanbul, Formula 1 yarış takvimine alınmıştır.

Odamız İstanbul’un ve Türkiye’nin ticaret hayatına katkıları yanında sanata da katkılarını sürdürmüş ve 2004 yılında Eminönü Meydanı’nda Açıkhava Sanat Merkezi’ni açmış, geleneksel hale gelmesi amaçlanan “1.Tarih-Sanat Buluşması” resim yarışmasını düzenlenmiştir.

Oda'mız; kendisine 123 yıl önce yüklenen ekonominin neferi olma misyonunu genişleyen vizyonu paralelinde daha da geliştirerek, uzman personeli, girişimci ruhu, her dönem dürüstlük ve adaleti temel alan politikası ile geçmişde olduğu gibi gelecek yıllarda da ülkemizde ve uluslararası camiada önemli yeri olan bir sivil toplum kuruluşu  olarak, toplumun ve özellikle iş dünyasının öncüsü olmaya devam edecektir.