Gazete-Detay

Çeke sigorta ve kolay sorgulama sistemi şart

baskan.jpg

CNBC-e’ye konuk olan TOBB Başkan Yardımcısı ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş, çeke güvenilir bir sigorta sistemi getirilmesinin şart olduğunu söyledi. Yalçıntaş, “Çeki alan kişi bilsin ki; eğer benim bu çekim ödenmezse karşılığını alacağım” diye konuştu. Çekin uzun süre daha Türk ekonomisindeki yerini koruyacağını dile getiren Dr. Yalçıntaş, “Çek sorgulama sisteminin de bürokrasisiz olması, herkesin rahatça girip görebileceği, ucuz bir yapıya kavuşturulması lazım” dedi.

SOYHAN ALPASLAN

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş, CNBC-e’de canlı yayınlanan ‘Finans Cafe’ programına konuk oldu. Dr. Yalçıntaş, Melda Yücel’in karşılıksız çek, iç talepteki daralma, kıdem fonu, yeni TTK, karşılıksız çek gibi güncel konulardaki sorularını yanıtladı. İşte Yalçıntaş’ın verdiği cevaplar:
Temmuz ayında yaptığınız açıklamada iç talepteki yavaşlama ve likidite sıkıntısı alarm veriyor demiştiniz. Eylül ayının 6’sındayız, ne değişti?
Bizdeki veriler üç ayda bir açıklanıyor. Dolayısı ile elimizde ağustos için çok fazla veri yok. Onun dışında üç tane ve çok önemsediğimiz veri var elimizde. Karşılıksız çeklerin oranı ne yazık ki artmaya devam ediyor, kapasite kullanımındaki düşüş sürüyor. Ben üyelerimle konuştuğum zaman, üyelerimin sıkıntılarının devam ettiğini görüyorum. Ramazan ayının ve yazın getirdiği rehavet, yani mevsimsel bir sıkıntı da var.
Bunları üst üste koyduğumuzda şunu söyleyebilirim; henüz arzu ettiğimiz refaha, hızlılığa ve işlerin açılmasına kavuşmadık. Ben burada Merkez Bankası’na da hak vermiyor değilim.
NE PİYASAYI SIKIŞTIRMALI NE CARİ AÇIĞI PATLATMALI
Artan enflasyon kaygısı, cari açığı yükseltmemek için, kurları daha yukarı çıkarmamak için sıkı para politikasına devam ediyor. Hakikaten iş aleminde, reel sektörde sıkıntılar var. İşlerin açılmasını hepimiz arzu ediyoruz ama burada belli bir denge tutturmak lazım. Ne çok fazla piyasayı sıkıştırıp ekonomiyi dondurmak lazım, ne de çok fazla açıp cari açığı patlatıp, kurları yukarı çıkartıp, enflasyonu azdırmak. Ama bunun ikisinin ortasında bir denge tutturmak lazım. Son yıllarda ortalama yüzde 8-9 büyüme kaydettik. Bu yıl için yüzde 3-4’ü yakalarsak çok iyi. Nereden bakarsak 4–5 puanlık düşüş yaşıyoruz ekonomide; bu bizi rahatsız ediyor.
ETRAFIMIZDA O KADAR BÜYÜK BİR SIKINTI ÇEMBERİ VAR Kİ
Yüzde 3-4’ü yakalarsak iyi diyorsunuz yani.
Fitch yüzde 2.8 diyor. Biz her zaman tahminlerin üzerinde büyüyoruz. Avrupa bunu diyorsa, biz en az yüzde 3 büyürüz. Yüzde 3’ün biraz üstünü ben bekliyorum. Yüzde 4’e çıkarsak çok çok iyi.
Tabii bu Merkez Bankası politikasına, Suriye’de olup bitenlere, AB’nin alacağı önlemlere ve ABD ekonomisine bağlı. ABD’de bir de kuraklık çıktı ki, bu ciddi anlamda gıda fiyatlarını yükseltiyor. Çin’deki ekonomi de yavaşlıyor. Etrafımızda o kadar büyük bir sıkıntı çemberi var ki, onlarla boğuşacağız diye kendi büyümemizden fedakârlık ediyoruz.

* * *

Ticari kredi kartlarının kullanımı artıyor mu?

Bankacılık verilerine baktığımızda, ticari kredi kartı kullanımı bireysel kredi kartı kullanımına göre üç kart hızlı artıyor. Bu da şu demek: Ticari kredi kartları yavaş yavaş sistemdeki yerini almaya başladı. Bu güzel bir şey. Sistemdeki herkes memnun. Bir taraf biliyor ki; paramı alacağım, arkasında banka var. Diğer taraf da biliyor ki, aldığımı vadelendirebiliyorum. Alan da, veren de memnun. Ancak ticari kredi kartı kullanım oranı hâlâ düşük. Avrupa’da harcamaların yüzde 20’si ticari kredi kartları üzerinden oluyor, bu oran bizde yüzde 10 daha. Dolayısı ile hâlâ yürüyecek yolumuz var.

* * *

2011 Ağustos ayı ile 2012 Ağustos ayı sonunda ödenmeyen çeklerde yüzde 54 artış oldu. Bu yeni Çek Yasası’nın etkisi mi yoksa global krizin bir sonucu mu?

Yeni yasa 3 Şubat’ta devreye girdi. İTO olarak o zaman da söyledik yine söylüyoruz: Çekteki hapis cezasının yerine caydırıcı başka bir tedbir konulmadığı sürece, mutlaka karşılıksız çek oranını artıracaktır. O gün söylendi, bugün yaşıyoruz. Geçen seneye baktığımızda karşılıksız çek sayısında yüzde 54’e yakın bir artış var. Bu artışın hepsi bu kanundan dolayı değil. Ekonomi ‘bu düğmeye bastım bunu yaptım, bunu indirdim, bu çıktı’ diyebileceğimiz basit bir denklem değil. Birçok parametre var. Mevsimsel daralma, Merkez Bankası’nın sıkı para politikası, dünyadaki kriz, AB’deki sorunlar da karşılıksız çekleri artırdı. Basit bir örnek vereyim. Bir tüccar belli bir sebepten çekini ödeyemiyor diyelim. Eskiden diyordu ki, “Bu çeki ödeyemezsem, sonunda hapis var. Diğer ödemelerden kısayım, çekimi ödeyeyim.” Bugün ise, “Diğer ödemelerimi ötelerken, çek ödemememi de öteleyeyim. Nasıl olsa bir yaptırımı yok” diyor tüccar. 2011 Ağustos ayı ile 2012 Ağustos ayı sonunda ödenmeyen çeklerde yüzde 54 artış oldu bir senede.

* * *

‘Kıdem tazminatı fona dönüştürüldü ve bu haliyle rafa kalktı’ denildi? Fon istihdamı artırır mı?

Bu kanun veya yürürlükteki sistem ne emekçiyi memnun ediyor ne de işvereni. Hepsi için ciddi sıkıntılar getiriyor. Bunun bir fona devredilmesi çok olumlu ve yapılması gereken bir şey. Hem çalışanın hem de firmaların sırtından ciddi anlamda yük kaldıracak ve önünü açacak bir düzenleme olacak. Bu işin tekniğinin son derece doğru konulması lazım. Fon nasıl oluşturulacak? Rakamlar ne kadar olacak? İşçinin işverenin katılımı, çalışanın bunu geri alması nasıl olacak? Kazanılmış haklar neler olacak? Doğru şekilde çalışılması lazım. Kazanılmış haklara hiçbir şekilde halel getirmeden, yeni sistem yürürlüğe girmeli.

* * *

Şimdi ne olacak? Çekin yerini hangi ödeme aracı alacak?

Dünyada çek çok kullanılmıyor. Bugün paranız yok, bir şey almak istiyorsunuz; bir hafta vadeli bir çek yazarsanız bir finansman yaratmış oluyorsunuz. Bir vadelendirme aracı aynı zamanda. Kayıt dışı ekonomi, bizde biraz fazla olduğu için, çekin her adımı da takip edilemez olduğu için çek dolaşımı Avrupa’ya nazaran daha çok.
Bizim ekonomimizde çek itibarını biraz kaybetti. Yerine henüz fazla bir şey gelemedi. Ne yapmak lazım? Çek için muhtelif sistemler getirdiler. Çek keşide etme yasağı, belli müddet çek karnesi alma yasağı geldi. Çek sigortası yapan özel kuruluşlar var, ama yeterli değil. Tüm sistemi içine alacak bir çek sigorta sistemi kurmamız lazım. Çeki alan kişi bilsin ki; eğer benim bu çekim ödenmezse karşılığını alacağım. Yasa çıkarken çok söylendi; çek mağdurları var, çekini ödeyemedi ve hapiste yatıyor. Tamam bunlar mağdur ama adam malını
vermiş para bekliyor ama alamıyor; o da mağdur.
Çek uzun bir süre daha Türk ekonomisindeki yerini koruyacak. Çeke güvenilir bir sigorta sistemi getirmemiz lazım. İkincisi; çek sorgulama sisteminin de herkes tarafından ucuz, bürokrasisiz olması ve herkesin rahatça girip görebileceği bir yapıya kavuşturulması lazım.

Çok konuştuğumuz bir başka süreç de Türk Ticaret Kanunu. Çok net ve bazen sert bir şekilde ifade ettiniz görüşlerinizi. Daha sonra değiştirilerek, güncellenerek düzenlendi ve hayata girdi. Ticaret erbabı mutlu mu?

Tüm bürokrasimize, bakanımıza, bakanlığımıza teşekkür etmek isterim. Çünkü bu süreçte iş aleminin korkularını, taleplerini, beklentilerini paylaştılar ve son derece olumlu adımlar attılar. Şu anda bir önceki kanuna nazaran çok daha güzel ve modern, şeffaf, hesap verilebilirlik temeline oturmuş, bazı ufak tefek bürokratik sıkıntılardan arındırılmış bir TTK var.
Türk ticaretine, ekonomisine ciddi anlamda artılar getireceğine inanıyorum. 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girdi. Birçok maddesi 1 Temmuz 2013 tarihinde yürürlüğe girecek. Şirketler genel kurul yaptıklarında hem yönetim kurulu mekanizmalarını hem de ana sözleşmelerini yeni TTK’ya göre düzenleyecekler ve düzeltecekler. Yeni bir süreç olduğu için gerekli geri bildirimleri alamadık. Devam ettikçe faydalarını göreceğiz ve ufak tefek aksamalar olursa onları da düzelteceğimize inanıyorum.