İndirimli Satış Reklamları
Sayın Üyemiz,
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nden (TOBB) alınan yazı ile; Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü’nden Birliklerine iletilen yazıda, Bakanlıklarına ulaşan tüketici şikayetleri ile gerçekleştirilen inceleme ve denetimlerden; indirimli satış reklamlarının mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmediği ve bu durumun sıklıkla tüketici mağduriyetlerine yol açtığının tespit edildiği belirtilmiştir.
Ticari reklamlarda uyulması gereken esas ve usullerin Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde düzenlenip mezkur Yönetmeliğin “İndirimli satış reklamları” başlıklı 14’üncü maddesinin, indirimli satış reklamlarında uyulması gereken kurallara ilişkin emredici hükümleri ihtiva ettiği belirtilmiş olmakla birlikte; indirimli satış reklamlarının yaygın olarak gerçekleştirilmesinin ve fiyat indirimlerinin tüketicilerin satın alma davranışlarını yönlendirme hususundaki etkinliği göz önüne alındığında, indirimli satış reklamlarında, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde yer alan hükümlere eksiksiz bir şekilde riayet edilmesinin önem arz ettiği ifade edilmiştir. Ancak, Bakanlıklarınca yapılan incelemeler neticesinde indirimli satış reklamlarına ilişkin olarak özellikle aşağıda yer verilen konu başlıklarında sıklıkla mevzuat ihlallerinin gerçekleştiğinin tespit edildiği belirtilmiştir:
- İndirimden önceki fiyatın tespitinde Yönetmelik'te yer alan süreye riayet edilmemesi,
- İndirimli satışların başlangıç ve bitiş tarihlerine yer verilmemesi,
- Birden fazla indirim oranına birlikte yer verilerek (%50 + %20 + %10) uygulanacak nihai indirim oranına ilişkin olarak tüketiciler nezdinde anlam karışıklığı oluşturacak ifadelere yer verilmesi,
- Ana vaat-istisna uyumsuzluğu oluşturacak ifadelere yer verilmesi (Reklam metninde "Tüm Ürünlerde %50 İndirim" ifadesine yer verilmesine rağmen dipnotta kampanya kapsamı dışında tutulan ürünlere yer verilmesi),
- Ana vaadin istisnası niteliğindeki bilgilerin tüketicilerden gizlenmesi ya da bu bilgilere tüketiciler tarafından erişilmesi güç şekilde (bilgilere yer verilen konum, punto, renk tonu vb.) yer verilmesi,
- İstisna ve koşulların reklamda yer alan ana vaadi önemli ölçüde ya da bütünüyle kısıtlayıcı nitelikte olması,
- Sadakat programları kullanılarak gerçekleştirilen reklamlarda ve koşullu satış reklamlarında gerçeği yansıtmayan indirim öncesi fiyatlara yer verilmesi,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun "Yaptırım hükümleri" başlıklı 77'nci maddesinin 12'nci fıkrasında, "Bu Kanunun 61 inci maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket eden reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşları hakkında durdurma veya aynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası ve gerekli görülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurma cezası uygulanır. Reklam Kurulu, ihlalin niteliğine göre bu fıkradaki yaptırım kararlarını birlikte veya ayrı ayrı verebilir." hükmünün yer almakta olduğu belirtilmiş olup; 6502 sayılı Kanunun 77'nci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca Reklam Kurulu tarafından aldatıcı ve mevzuata aykırı reklamlar nedeniyle uygulanan idari para cezalarının, reklamın yer aldığı mecranın türüne göre 99.339 TL ile 39.916.524 TL arasında değişiklik gösterdiği; Reklam Kurulu’nun, Kanunda mecra bazında alt ve üst sınırları belirtilen idari para cezalarını uygularken aykırılığın haksızlık içeriği, aykırılık dolayısıyla elde edilen menfaatin veya neden olunan zararın büyüklüğü ile aykırılığı gerçekleştirenin kusuru ve ekonomik durumu gibi hususları dikkate aldığı ifade edilmiştir.
Bu doğrultuda hem tüketicilerin yanıltılarak mağduriyet yaşamaması hem de reklam verenlerin idari yaptırım ile karşı karşıya kalmamaları için üyelerimizin reklam ve tanıtımlarının mevzuata tam uyumlu hale getirilmesi hakkında bilgilendirilmesinin önem arz ettiğinin değerlendirildiği belirtilmiştir.
Bilgilerinize saygıyla rica olunur.